Ağlayan Kaya (Niobe Kayası) ve Efsanesi

Güzel memleketimizin batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine hangi iline giderseniz gidin mutlaka doğal bir güzellik ve tarihin izlerini taşıyan eserler bulabilirsiniz. Üstelik bu mekanların büyük bölümü yıllardır kulaktan kulağa dolaşan efsanelere ev sahipliği yapıyor. Eğer siz de efsanesiyle bütünleşen bir yere giderseniz, bilen birisinden hikayesini dinlemeyi unutmayın. Çünkü bu hikayeler gezinizi daha da anlamlı kılacaktır. 

Ülkemizin doğal güzelliklerinden biri olan Ağlayan Kaya, tam da yukarıda bahsettiğimiz gibi efsanesiyle ünlü bir yer. Bu kaya, dıştan bakıldığında sadece taştan ibaret görünse de, birazcık uzaklaşıldığında ağlayan bir kadın suretine bürünüyor. Ziyaretçilerini çeşitli duygulara sevk eden bu kayanın efsanesi ise yıllardır dilden dile dolaşıyor. Doğal aşınma sonucu oluşan, başı önüne eğik, ağlayan bir kadına benzetilen bu kayanın, Zeus’un taşa dönüştürdüğü Niobe’yi temsil ettiğine inanılıyor. 

Ağlayan Kaya Nerededir? 

Bölgenin gezilip görülecek yerlerinden biri olan Ağlayan Kaya, Manisa sınırları içerisinde yer alıyor. Daha detaylı bir şekilde tarif etmemiz gerekirse; Ağlayan Kaya, Spil Dağı eteklerinde, Mevlana Yolu üzerindeki Dere Mahallesi’ndedir. Yıl içerisinde pek çok kişi tarafından ziyaret edilen bu doğa harikası, Manisa’nın turizm potansiyelinin ciddi anlamda arttırıyor. Ağlayan Kaya, Manisa’ya yolunuz düştüğünde mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biridir. 

Ağlayan Kaya’ya birkaç kilometre uzaklıkta, Spil Dağı’nın yamaçlarında, çalılıklar arasında Ana Tanrıça Kybele’nin anıtı vardır.  Dilerseniz, Ağlayan Kaya sonrasında burayı da ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca, yine Ağlayan Kaya’nın az ilerisindeki alanda her yıl 15 Nisan’da Mesir Bayramı kutlanır.  Bu kutlama sırasında camiden aşağıya atılan mesir macunlarının baharı ve bereketi simgelediğine inanılır. Eğer Ağlayan Kaya ziyaretiniz Nisan ayına denk gelirse, Mesir Bayramı’na mutlaka katılmanızı tavsiye ederiz. 

Ağlayan Kaya’ya Nasıl Gidilir?

Ağlayan Kaya’ya ulaşmak için; Manisa’ya gittikten sonra, Karaköy Kırmızı Köprü’den Spil Dağı’na giden yolu takip etmeniz gerekiyor. Spil Dağı’na giden yola girdikten 5 dakika sonra Ağlayan Kaya’ya ulaşabilirsiniz. 

Ağlayan Kaya Efsanesi

Ağlayan Kaya efsanesinin başkahramanı Anadolu’ya özgü bir isim olan Niobe’dir. Frigya’nın en batı ucunda, bugünkü İzmir ile Manisa arasındaki Spil ve Yamanlar dağları çevresinde hüküm sürmüş yarı tanrı Tantalus ve eşi Dione’nin kızı olan Niobe, çocukluğunu Tanrıça Hera (bazı kaynaklarda Leto ismiyle anılır) ile birlikte bu bölgede geçirmiş. Niobe evlilik çağına geldiğinde, Thebai Kralı Amphion ile evlenir. Bu evlilikten kimi kaynaklara göre yedisi kız yedisi erkek olmak üzere 14, kimi kaynaklara göre ise altısı kız altısı erkek olmak üzere 12 çocuğu olur. Niobe’nin çocukluk arkadaşı Hera ise Zeus ile evlenerek Apollon ve Artemis adında iki çocuğa sahip olur. 

Bir süre sonra Niobe, Hera’nın sadece iki çocuğu olduğu için onu küçümser. Kendisini Hera’dan üstün görmeye başlayan Niobe, Thebai halkına, kendisine tapmalarını emreder. Bu sırada bir rüzgar Niobe’nin sözlerini Menderes Irmağı’nın kıyısında dinlenen Hera’nın kulağına fısıldar. Bu duruma öfkelenen Hera, olup biteni çocuklarına anlatır ve onlardan Niobe’yi cezalandırmalarını ister. Bunun üzerine Apollon ile Artemis, Niobe’nin tüm çocuklarını okla öldürür. Çocuklarının cesetleriyle baş başa kalan Niobe, günlerce ağlar. Zeus, onun bu haline acır ve acısını dindirmek için Niobe’yi ağladığı yerde taş haline getirir.

ağlayan kaya niobe kayası

İşte bu kadın başı şeklindeki kaya günümüzde Spil Dağı yamacında yer alıyor. Kayanın göz çukuruna benzeyen girintilerden sızan su Niobe’nin gözyaşları olarak yorumlanıyor.  Ancak bu su yakın zaman önce kuruduğu için bugün Ağlayan Kaya’ya gidenler Niobe’nin gözyaşlarını göremiyor. 

Manisa’nın sarı üzümlerinin ilk olarak Niobe’nin gözyaşları ile sulanan bağlarında yetiştiği söyleniyor. 


Yakın Civarda Gezilecek Yerler

Manisa’ya yolunuz düştüğünde; Ağlayan Kaya’nın yanı sıra Bintepe Tümüsleri, Manisa Müzesi ve Sardes Antik Kenti’ni de mutlaka gezmenizi öneriyoruz. 

Anadolu’nun en büyük tümüslerinden olan Bintepe Tümüsleri, Manisa’nın Salihli ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor. Antik dönem tarihçilerinden Heredot’un verdiği bilgiye göre; Bintepe Tümüsleri’nin en büyüğü olan Alyattes mezarının çapı 35 metre, çevresi ve dairesi 1115 metre, yüksekliği ise 69 metredir. Lidya Krallığı dönemi eserlerinden olan bu tümüsler bölgenin en çok ziyaret edilen yerlerinden biridir. Sardes Antik Kenti yolu üzerinden 2 saatlik bir araç yolculuğu ile Bintepe Tümüsleri’ne ulaşabilirsiniz. 

Manisa’da gezi severlerin ilgisini çeken bir diğer yer ise Sardes Antik Kenti’dir. Sardes, Tunç Çağı’nda kurulan ve M.Ö. 6. yüzyıla kadar bölgede hüküm süren Lidya Krallığı’nın başkentidir. Sardes Antik Kenti’nde, bu başkentten günümüze kalan kalıntıları inceleyebilirsiniz. Bir zamanlar hayvancılık, tarım, ticaret, altın madenciliği gibi ekonomik faaliyetler ile zengin bir kent olan Sardes, dönemin en önemli kentlerinden biriymiş. Kentin ayrıca yedi kiliseden birine ev sahipliği yapması, dini açıdan da önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor. Manisa’nın en çok bilinen ilçelerinden Salihli’ye bağlı Sert Kasabası yakınlarında yer alan bu antik kent aynı zamanda ilk paranın basıldığı yer olma özelliğini taşıyor. 

Manisa turunuzu son olarak Manisa Müzesi’ni gezerek bitirebilirsiniz. İki bölümden oluşan bu müzede arkeolojik ve etnografya eserlerini görmeniz mümkün. Müzedeki sergilerin büyük bölümünü Atilla, Daldis, Tabala ve Thyatira gibi antik kentlerden bulunan kalıntılar oluşturuyor. Tavus kuşlu mezar freski, gümüş İncil muhafazası ve kandiller müzedeki en önemli eserler arasında yer alıyor.

directions_bus
150'den fazla
Otobüs Firması

lock
Güvenli Ödeme
(0 Komisyon)

done
Kolay ve hızlı bilet alma

event_busy
Online İptal Kolaylığı

keyboard_arrow_up